Cumartesi, Şubat 28, 2009

Saç dökülmesi

Saç dökülmesi yaygın ve sık görülen bir sağlık sorunudur. Yaşamınızın herhangi bir döneminde bu sorunu siz de yaşayabilirsiniz.

Araştırmalar, saç dökülmesinin kadınlarda da görüldüğünü, 20 yaşın üzerindeki her kadının, yaşamının herhangi bir döneminde saç dökülmesi nedeniyle tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün ise özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var.



Saçın esas maddesi keratin’dir. Saçlarınızı beslemek, sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak istiyorsanız bir kuralı hiç unutmamalısınız: Saç sadece kökünden beslenir. Saçlarınızı daha iyi beslemek için işe, doğru ve dengeli bir beslenme planı yaparak başlamalısınız. Dışarıdan yapacağınız çabalardan sonuç alamazsınız. Saç bakımı ürünleri saçın yıpranmış görüntüsünde kısa süreli değişmeler dışında pek yarar sağlamazlar. Bu ürünlerle saçlarınızı daha temiz ve bakımlı tutabilir, dış etkilerin oluşturduğu yıpranmanın sonuçlarını bir süre gizleyebilirsiniz. Saç bakım ürünleri ile saçınıza sadece bir dış bakım sağlayabilirsiniz. Bir kez daha hatırlatalım: Saçınız için gerekli olan besin unsurları saça sadece kan yolu ile ulaşabilirler. Saçınız için gerekli besin unsurlarını ağız yolu ile doğal besinler veya besin destekleri ile alabilirsiniz.

Saç dökülmelerinin hormonal, metabolik, mikrobik pek çok sebepleri var. Sorunun kaynağını araştırın. Demir, çinko veya başka bir besin unsurunun yetersiz alımı ile ilişkili olup olmadığını öğrenin. Yanlış planlanmış dengesiz ve çok düşük kalorili diyetlerin de saçınızı dökebileceğini unutmayın.

Sorunu, saçlarınızın ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve proteinlerin ona yalnızca kan dolaşımı ile ulaşabileceğini unutmadan çözmeyi deneyin.

Saç dökülmeniz beslenmenize ilişkin sorunlardan kaynaklanıyorsa, kalsiyum, çinko, selenyum gibi minerallerin, p-aminobenzoik asit, keratin, sistin ve tiamin gibi besin unsurlarını ihtiva eden bazı hazır ürünlerin veya besinlerin ağız yoluyla alımı halinde yardımcı olabileceklerinden şüphe etmeyin!

Bir hatırlatma

Son yıllarda tıbbi küf olarak tanımlanan özel bir küfün özellikle kadınlarda sık görülen hormonal olmayan saç dökülmelerinde son derece etkin bir tedavi aracı olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var. Bu küf, ilk kez 1970’li yıllarda Almanya’da kullanıma verildi. Tıbbi küfün tiamin, keratin ve sistin ile birlikte kullanımının daha etkili olduğunu ise 1990 sonrasında yapılan yeni ve güvenilir çalışmalar gösterdi.

Saç dökülmesini durdurmak, saç hasarını önlemek istiyorsanız çözümün dıştan değil içten geldiğini unutmayın. Önce doğru ve dengeli bir beslenme planı yapın, stresten, üzüntüden, uykusuzluktan uzak bir yaşam planı yapın. Gerektiğinde bir uzman danışmanlığı alarak yukarıda belirtilen besin unsurlarını bir arada içeren yeni ve etkili ürünlerden yararlanın.

Saç kaybını artıran etkenler

Tükenmişlik durumu, stres

Ateş, enfeksiyonlar

Tiroid bozukluğu gibi bazı hormonel ve metabolik hastalıklar (Tiroid bezi tembelliği)

Kansızlık

Mevsimsel dökülmeler

Hamilelik ve emzirme dönemleri

Beslenme bozuklukları, bilinçsiz ve ağır sık tekrarlanan diyet rejimleri, alkol bağımlılığı

Kanser tedavileri gibi ilaçların kullanımı

Zehirlenmeler

Radyasyon

Gerçekler ve rakamalar

Saç sayısı: Her insanda 100.000 - 150.000

Saç yoğunluğu: 200/cm²

Çapı: 0.1 mm

Her bir saç telinin aylık uzama miktarı: 1 cm

Bir günde toplam saç uzaması: 20-30 m

Günde kaybedilen toplam saç sayısı: 50-100

kaynak: Hürriyet / Osman Müftüoğlu

Vajinal kaşıntı

Vajinal kaşıntı nedir?
Vajinada değişik renkli, kötü kokulu akıntı oluşması ve vajinanın tahriş olmasına bağlı olarak ortaya çıkan kaşıntıdır.
Vajina kaşıntısının nedenleri nelerdir?
Leğen kemiği iltihabı vajina kaşıntısı yapabilir. Kötü kokulu ve renksiz akıntılar genelde buna işarettir. Düzensiz adet kanaması, sırtın alt tarafında ağrı, yorgunluk, iştahtan kesilme ve ateş leğen kemiği iltihabının göstergesi olabilir. Vajina kaşıntısının bir diğer nedeni ise mantar enfeksiyonudur. Koyu, beyaz ve daha katı gibi olan akıntılar mantar enfeksiyonu nedeniyle olabilir. Vajina da tahrişte söz konusudur. Mantar enfeksiyonu hamilelik döneminde, doğum kontrol hapı veya antibiyotik kullanımından sonrada ortaya çıkabilir.
Vajinal kaşıntı nasıl geçer?
Vajinal kaşıntı için doktora başvurmak ve önerilen ilaçları kullanmak gerekir. Hergün iç çamaşırı değiştirmek ve iç çamaşırını pamuklu ürünlerden seçmek vajinal kaşıntının tedavisinde yardımcı olur. İç çamaşırları yüksek ısıda yıkanmalı ve ütülenmelidir. Kokulu ped ve çamaşırlarda vajinaya zarar verir. Vajina sabun ve şampuan gibi temizlik ürünleri ile de temizlenmemelidir. Mümkünse günde iki kez sade su ile yıkanmalı, sıkı ve dar pantolonlardan uzak durulmalıdır.
Tuvaletten sonra genital bölge temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Böylece makat bölgesindeki bakterilerin genital bölgeye ulaşması engellenmiş olur.
Hamilelik, diyabet gibi durumlarda mantarların bu rahatsızlığı gerçekleştirmesi daha kolay olur. Bu nedenle hamile ve diyabet hastalarının daha dikkatli olması gerekir. Beslenmesine dikkat eden, yeterli uyuyan ve stresten uzak duran bayanlarda vajina kaşıntısı daha az görülmektedir.

Saç uzatmak için doğal formül

Şimdi size tecrübelerimi anlatayım turplu suyu iki kere yaptım ve gercekten saclarımda uzama olduğunu gözlemledim üstelik saclarım röfleli ve bu su saclarımı bile yumusattı herkesin denemesini tavsiye ediyorum uzun saclarla kalın


turplu suyumuz:
bir turp rendelenir ben 3-4 bardak su içinde yarım saat kadar kaynatılır daha sonra posasından suyu ayrılır ve suyunun ılık olması beklenir.ılık oldugu zaman yumurta sarısıyla karıştırılarak saça bi güzel masajla yedirilir ardından strechlenir ve herhangi bir havlu ya da bezle bas baglanır.1-2 saat beklenilir ve banyoya giderek suyun sıcak olmamasına dikkat edilerek soguk ya da ılık suda saçlar şampuanla bi güzel yıkanır.bir hafta sonunda uzayan 1-2 santim saç sonunda da mutluluktan havaya uçulur = simdilik bu kadar yardımcı olabilirim canlarım hiçbirinizin memnun kalmayacagını düşünmüyorum pişman olmamak için deneyin sadece 1 hafta sonunda vazgeçilmeziniz olacak.

(baştan saç dökülmesi yapması sizi endişelendirmesin işe yaramayan saçları atıyo yerine daha gürleri cıkıyo farkedersiniz zaten ve bir hafta sonunda kendi adıma söyleyeyim 5-6 tel dökülmeye baslıyo 50-100 tel dökülen saçlarım bilginize..)
Sevgiler.

Rahatsız eden tüylerden kurtulun

1) 10 gr vazelin, 30 gr lanolin ve 25 gr kırlangıç otu özünü bir tencereye koyup, içinde su kaynamakta olan başka bir tencerenin üstüne oturtarak, buharın sıcaklığıyla erimesini (benmari usulü) bekleyin.
2) Eriyince, 15 gr nişasta ekleyin, karıştırın, soğuyunca maske halinde yüzünüze sürüp, 8 saat sonra sıcak suyla yıkayın. Biraz uzun sürmekle birlikte oldukça etkili bir sistemdir. ''

Cilt bakımı sözlüğü

A vitamini : Kolajen üretimini artırmakta kullanılır ve soyma işlemine katkıda bulunur.

Advanced Performance Complex : Cilt hücrelerini kuvvetlendiren,nemi çeken ve hapseden ve genç cildin korunmasını sağlayan farmasötik malzemelerin karışımı.

Akne : Tüy kökleri ve yağ bezlerindeki kronik bir rahatsızlık.Siyah nokta,sivilce,kist ve bazen de yara olarak ortaya çıkar.

Akne rosacea : Yetişkinlerde görülen,hassasiyet,tahriş ve kızarıklık olarak ortaya çıkan özellikle de burun çevresi ve yanaklarda rastlanan akneye benzer görüntü.

Aktinik keratoz : Ciltteki küçük ve sert kırmızımsı bölgeler.Genellikle açık tenli kişilerde rastlanır,aldırmadıkları takdirde kansere yol açabilir.

Alfa Hidroksi Asit : Bitkilerde elde edilen bir grup asitten oluşur. Cildin üst tabakasını soyucu(peeling) etkisiyle ince ve yüzeysel kırışıklıkları yok etmekte,cildin dokusunu ve rengini iyileştirmekte,gözüneklerin tıkanmasını önlemekte,yağlı ve akneli ciltlerin tedavisinde ve cildin durumunu iyileştirmekte kullanılır.En yaygın şekilde kullanılan Alfa Hidroksi Asit türleri glikolik asit ve laktik asittir.

Allantoin : Karakafes kökünden elde edilir.Şifa verici,nemlendirici, yumuşatıcı olması ve tahrişe sebep olmaması özellikleri nedeniyle kullanılır.

Aloe Vera : Güçlü bir nemlendirici ve yumuşatıcıdır.Yıpranmış,kuru ve güneşe maruz kalmış ciltler için çok faydalıdır.

Amino Asitler : Lecithin gibi kolajen ve elastinin yapıtaşları.

Antioksidan : Oksidasyon sürecinin yarattığı etki ile ortaya çıkan serbest radikal hasarına karşıbariyer oluşturmakta yardımcı olna bir madde.Oksidasyon ciltteki yaşlanma izlerinin en görünür olanlarını meydana getirir.Değerli cilt bakım antioksidanları nar,C vitanmini,E vitamini,goji berry meyvesi,ellagic asit ve yeşil çaydır.

Arındırma İşlemi : Yeni bir cilt bakım ürünü kullanmaya başladığınızda ciltte meydana gelen reaksiyon.Bu durum;ürün cildi temizlediği ve sıkışan yağları ve pislikleri yüzeye çıkardığı için meydana gelir ve ilk etapta sivilce oluşuma sebep olabilir.

Aşırı pigmentasyon : Melanin pigmentinin aşırı üretimi ve ciltte meydana gelen kararmalar.

Avokado Yağı : Nemlendirici özelliklerinden ötürü kullanılır.

Ayçiçeği Yağı : Yumuşatıcı özelliği ve çok yüksek oranda bitkisel yağ asidi içerigi nedeniyle tercih edilir.

Azelaic asit : Antibakteriyel,anti - enflamatuar özellikleri sebebiyle kullanılır.


B vitamini : Kan dolaşımını arttırır ve dokuları onarır.

Benzoyl Peroksit : Akne tedavisinde kullanılan bir anti bakteriyel. Akne tedavisinde etkilidir ancak cildi kurutabilir ve bazı durumlarda daha çok sivilcelenmeye neden olabilir.

Beyaz başlı sivilceler : Kapalı komedon olarak da bilinirler.Birikmiş öle hücre,yağlanma,bakteri ve pisliklerin gözenekleri tıkanmasıyla oluşurlar.Beyaz başlı sivilceler küçük beyaz şişkinlikler ortaya çıkar.

BHA : Beta Hidroksi Asit olarakta bilinir ve soyma işlemine katkıları sebebiyle kullanılırlar.Lipofilik yani yağda çözünme özelliği ile tanınırlar.En yaygın BHA salisilik asittir.

Bitkisel yağlar : Bitkisel yağlar gerçek yağlardan farklıdır.Sudan daha hafif olan bitkisel yağlar antiseptik ve anti - enflamatuar etkilere sahiptir.

Bitkisel yağ asitleri : Hücresel zarın temel yapıtaşıdır,omega 3,omega 6,keen tohumu,goji berry meyvesi gibi türleri hücresel su kaybını önlemekte kullanılır.


C vitamini : Antioksidan ve şifa verme özellikleri ile tanınır.

Camomile : Anti-enflamatuar özelliği sebebiyle kullanılır.Bakterileri yok eder,kaşıntıları önler ve yumuşatır.Antiseptik ve saflaştırıcı etkileri vardır.

Chitosan : Nemin tutulmasında yardımcı olur.

Cilt Üstü Su Kaybı : Ciltteki suyun atmosfere kaçmasıdır.Kaçınılmaz olarak hücrenin su deposundaki dahili suyun da bir kısmı havaya doğru buharlaşır.Ancak iyi bir nemlendirici ve düzenli biçimde uygulanan yeterli bir dahili cilt bakamı cilt üstü su kaybını minimuma indirir.

Co-3 : Patenti Dr.Howard Murad'a aittir.Ciltteki kalojen ve elastin dokusunu yapılandırarak cildini kuvvetlendirir ve yeniler.Çizgi ve kırışıklıkların onarılması ve önlenmesi ile cildin bakımını sağlar.Kolajen parçalayıcı enzimlerin oluşumunu azaltır.

Coenzyme Q 10 : Cildin savunma mekanizmasını arttırarak serbest radikallere karşı bağışıklık ve savunma sağlayacak şekilde bir antioksidan gibi çalışan bir enzim.

Cauperose : Estetisyenlerin akne rosacea ve/veya telangiectasia (kılcal damar rahatsızlığı) gibi kızarıklık durumlarını tanımlamada kullandıklarını teknik olmayan bir terim.

Çevresel / harici yaşlanma : Çevre etkileri ,stres,kirlilik ve güneş gibi dışsal etkenler sebebiyle oluşan yaşlanma belirtileri.

Çinko : Cildi UV ışını,enfeksiyon,bakteri ve mantara karşı koruyan bir eser mineraldir.Ayrıca kolajen üretimini destekler.A ve E Vitaminlerinin etkinliklerini artırır ve tahrişleri yumuşatır.

Çuhaçiçeği : Ciltte meydana gelen tahrişlerin tedavisine yardımcı olur.Cildin normal bariyer fonksiyonunu yerine getirmesine destek olur.

Dahili yaşlanma : Dış faktörlerin etkisi olmaksızın doğal olarak yaşlanma.Dahili yaşlanmada en etkili faktör genetik yapıdır.


E vitamini : Tocopherol olarak bilinir ve öncelikle antioksidan olarak işlev görür.

Egzama : Tam sebebi bilinmemektedir.Hafif egzamada cilt kurur,sıcaklaşır ve kaşınır.Daha ciddi seviyelerde ise deri parçalanabilir ve kanayabilir.

Elastin : Cildin şeklini korumasını sağlar.

Ellagic asit : Yeşil çay,nar ve goji berry meyvesinde bulunan ve şifa avantajları ile tanına yüksek bir antioksidan.

Enzim : Papain (papayada) veya bromelain (ananasta)formlarıyla soyma işleminde saf halde kullanılan enzimlerdir.Cildin en üst katmanındaki ölü deriyi eritme işlevine sahiptirler.


Farmasötik Dereceli Malzemeler : Yüksek kalite ürünlerde bulunan malzemeler anl gelir.

Flavonoidler : Flavonoidler kılcal damar ve bağ dokusunu güçlendirir. Anti-enflamatuar,antihistaminik ve antiviral işlevi görürler.

Fosfolipidler : Fosfolipidler bitkisel yağ asidi özellikleri için kullanılır.


Gece Kremi : Gündüz kullanılan kremilere oranla çok daha yoğun nemlendirici malzeme içeren kremler.Gece kremlerinin önemli olmasının iki nedeni vardır :

1) TEWL (cilt üstü su kaybı) geceleri çok daha yoğundur.Gece kremi bu tür bir nem kaybına engel olabilir. 2) Vucut hücreleri geceleri besin alır ve yeniler.Bu sebeple gece hammadde alımı için en uygun zamandır.

Ginkgo Biloba : Kan dolaşımını,beyne,kalbe ve diger bölgelere oksijen iletilmesini tetikler.Ayrıca başka anti-enflamatuar ve anti oksidan özellikleri olduğu da bilinmektedir.

Gliserin : Su tutma özelliği vardır.Havadaki suyu çeker ve hapseder.

Glucosamine : Bağ dokuyu güçlendirerek daha çok su tutalabilmesini sağlar.

Glycosaminoglycanlar : Cildi forma sokar ve cildin bariyerine güçlendirir.

Goji Berry meyvesi : Besin değeri açısından en yoğun yiyeceklerden biridir. Amino asit,bitkisel yağ asitleri,eser mineralleri,C vitamini,beta-carotene ve anti-enflamatuar etkileri sebebiyle kullanılır.

Güneş engelleyici : UV ışınlarını fiziksel olarak geri yansıtmak için kullanılan yöntem.

Güneş koruması : SPF oranı verilen bir krem ya da losyon.Ciltle güneşe karşı görünmez bir bariyer oluşturmak üzere reaksiyona girer.Bariyerin kuvveti

APF oranı ile belirlenir.Rakam ne kadar düşük olursa koruma da o kadar az olur.Güneş koruması kullanmak bronzlaşmanıza engel olmaz ancak yanma riskinizi azaltır.Güneş korumaları UV ışınlarını absorbe eder.Güneş engelleyicileri ise fiziksel olarak ışınları geri yansıtır.

Güneş yaşlanması : Güneş / ultraviyole ışınlarının neden olduğu hasar.


Hassas cilt : Genelde kuru olan ve birçok maddeyle temasta tahriş olan cilt.

Hidrojen peroksit : Antibakteriyel özellikleri sebebiyle kullanılır. Pacnusların yok edilmesinde de etkilidir.

Hidrokion : Yaşlılık lekeleri ve akne izlerinin giderilmesine yardımcı olan pigment açıcı madde.